Bir tek Zararsiz sinamamiz vardi semtimizde o zamanlar, hem yazlik hem kislik sinamaydi. Kislik sinama koca bir angar gibiydi, yanyana tahta sandalyeler, badanasi dökük duvarlar, girisi beyazperdenin hemen altinda olan ve keskin kokusu sinamanin en arka kismina kadar gelen tuvaletler, o zamanlar herkesin en dogal insanlik hakki oldugu düsünüldügü icin sinamanin icerisinde fosur fosur sigara icen yetiskinler. Kislik sinamayi pek anlatmaya degmez yani .
Ama yazlik Zararsiz sinamsi bir alemdi, o zamanlar televizyon, galerialar, bilgisayar falan nerde, aksamlari en büyük eglencemiz radyoda „Arkasi yarin“i dinlemek ve sinamaya gitmek..
Iki filim gösterilirdi zararsiz’da. Ögleden sonralari, günes henüz batmadan Gogo Murat hertarafi hapörlölerle ve filim afisleriyle donatilmis bir dolmusla bütün semti gezer „ Herr genc kiziiiiinnn, herr anneniiiiinnn, herr babaniiiinnn ibret alcagi bu filimi kacirmayiinnn“ gibi avaz avaz bagirirdi.
Filim baslamadan 2- 3 saat evel sinamada muzik baslardi, ama ne muzik, vangir vangir, bütün semt yikiliyor gibi olurdu. Cem Karaca’dan tutunda Safiye Ayla’ya kadar kim gelirse akliniza. Ama kimseyi rahatsiz etmezdi bu, kimde vardiki o zamanlar pikap, teyp. Millet daha belesten muzik dinliyoruz diye sevinirdi.. Sinamanin önü de baska bir alemdi, her kösede findik, fistikcilar, gazoz satanlar falan, bir kesmekes anlayacaginiz..
Hic kimsede elinde cerezsiz girmezdi iceriye, en cok yenilen ise aycicegiydi (güne bakanda deniliyor) o kadar ki, filimin sessiz sahnelerinde bütün sinamada derinden bir citir-citir sesi duyulurdu..
Bazen ailecek giderdik Zararsiz’a, ben bazen utanirdim ailecek gitmeye, neden diyeceksiniz..
Örnegin: Ömercik ile Ediz Hun’un bir filimini izliyoruz , Ediz Hun genc tabii o dönemlerde, Ömercigin babasini oynuyor, ana- baba ayrilmislar. Fakat ogluna kendini göstermiyor Edis Hun, köse bucak kaciyor oglundan.
Neden kaciyor??? Bir kaza sonucu yüzünün sol tarafi tamamen yanmis adamin, oglu bunu görmesin „ay benim babamda ne cirkinmis yaavv“ demesin istiyor, nerden baksan kompleks acikcasi…….
Neyse bir gün baba- ogul karsilasiyorlar, oglu babasini öpmek istiyor, babasi yüzünün yanik olmayan tarafini uzatiyor Ömercik’e öpmesi icin. Ömercik titrek ve icler parcalayici bir sesle „ Hayir babacigim, ben seni sana aci veren tarafindan öpmek istiyorum“ diyor….
Iste bu anda teyzemin „Ah yavrrrum evladiiiiimmm“ cigligi bütün sinamaya yayiliyor, ardindan göz yaslari, burun temizleme… Hepsi iyi güzelde, benle ablama dönüpte „nerde bizde böyle evlatlaaarr“ diye suclamasi yokmu, yani teyzecigim, biz simdi nerden bulalim yüzü yanik bir babayida onu yanik olan tarafindan öpelim??..
Rahmetli Anneannem Hüseyin Baradan’dan nefret ederdi..
Filimdeki henüz ilk görüntüsünde „cikti yine meymenetsiz, kimbilir ne kalleslikler var kafasinin icinde“ demeye baslardi. Hele ki filimin kahramani Baradan’i dövmeye baslasin, anneannem tam galyana gelirdi artik. „Vur kocum, sol gözünede vur, bak bak, eseoglu essek, dikkaaat, silahini cekiyorr…“ ama bunlar sessiz sedasiz söylenmezdi, avaz avaz, kadincagiz kendinden gecerdi resmen yaa. Biz „yav anane, bu filim, gercek degil, bagirma rezil etme bizi“ falanda desek nafile..
Hatta Rahmetli Baradan’in ileride komedilerde iyi adam rolerinde oynamasi bile fayda etmedi, nezaman yüzünü görse „tuuuu“ diye yüzüne tükürürdü adamcagizin.. Ananemin bu Baradan nefreti ölünceye kadarda sürdü anlayacaginiz.
Sonra Zümrüt sinamsi acildi semtimize, sonra coskun sinamasi, coskun sinamsi sadece yazlikti, biz genelde Zararsiz’a giderdik ama, hem yakin oldugu icin hem aliskanlik oldugu icin, birde sahibini, calisanlarini falan taniyorduk Zararsiz’in..
Türkiye’ye ilk gittigimde (1993) yolum Zararsiz sinamsinin oldugu caddeye düstü. Yok olmus Zararsiz, yikilmis, yeni binalar yapilmis. Yerini bulmakta bile zorluk cektim. Gogo Murat’in, Kasap Ismail’in, Kel Memis’in falan nerelerde oldugunu bileni bulamadim. Hic bozulmadan yerinde duran tek yapi Kokluca mezarligi kalmis..
Gefällt mir:
Sei der Erste, dem dieser post gefällt.
Dieser Beitrag wurde unter
Allgemein veröffentlicht. Setze ein Lesezeichen auf den
Permalink.
Cok güzel bir hikaye. Eski günleri animsatiyor..Ellerine saglikBence yazmaya devam etSelamlar